• RSS ile takip et

Bana öyle bir bilgi gelmedi *

Oca 4, 2012 by     12 Yorum    Bu kategorinin altına gönderildi:: Genel

İnsanların kendilerini kurumsallaştırmasına karşıyım. Ne bileyim, öyle bir durum ki bu kendinizi etraflı bir kurum haline sokuyorsunuz, bir tane kapınız var, önünde de bir masa… Her şey size gelecek. Kağıtlar, insanlar, haberler, yasalar…

Belki de bir Türkiye gerçeği bu. İşiniz herhangi bir vezneye düşer, veznedar “bugün git yarın gel” der. Yandaki vezneye düşer, “yok, yok, böyle olmaz, sen şimdi bunları alacaksın, şuraya gideceksin, şöyle yapacaksın…” der oradaki de. Onun gönderdiği vezneye gidersin “olmamış bu, baştan yap” derler. Özet: “Bize henüz öyle bir bilgi gelmedi.”

Şu an Anıl’la Tiflis’teyiz. 3 gün önce buraya gelirken Türkiye’de karşılaştığımız saçmalık zincirini anlatmaya nereden başlamalı bilemiyorum. Bir bakıma anlatmak da istiyorum ki benzer durumdakiler nelerle karşılaşabileceklerini görmeli. Haberlerde görmüşsünüzdür, 11 Aralık 2011 tarihli haberler, Türkiye ve Gürcistan arasında her iki ülke vatandaşlarının sadece kimlikle geçiş yapabileceklerini belirtiyorlardı. Ben de bu yüzden pasaportumun süresini uzatma ihtiyacı duymadım. İnternette “Gürcistan pasaportsuz”, “Gürcistan kimlikle geçiş”, “Gürcistan Türkiye pasaportsuz, kimlikle geçiş” gibi anahtar sözcüklerle arama yapıyordum son iki – üç günde. Google’ın getirdiği sonuçlardaki haber metinleri genel olarak kara sınırına dair içerikler taşıyordu. Her ne kadar kimlikle seyahat olanağının geçerli olduğunu bilsem de okuduğum içerikler şüphelendirdi beni. Google aramasında kullandığım anahtar sözcükleri “Gürcistan Türkiye havayolu pasaportsuz” (ve türevleri) şeklinde değiştirince de herhangi bir sonuç gelmiyordu. Ben de uçak biletini aldığım Pegasus Havayolları’nı aradım ve uçuşumla ilgili bilgi almak istedim. Sağolsunlar, telefonu açmadılar. Pegasus Kart başvurusu yapma ayağıyla sorumu sorarım diye düşündüm, onu da açmadılar. Sonunda Türk Havayolları’nı aradım. Bana iki kez yönlendirme yaptılar ve yanıtımı aldım: Kara sınırı kapısında mümkün olan pasaportsuz geçiş 11 Aralık 2011’den sonra havayolu ile de mümkün. Biletimi Pegasus’tan aldığımı, fakat onları arayınca telefonu açmadıklarını söyleyerek THY’ye teşekkür ettim, her zaman bekleyeceklerini söylediler, bu kez de onlar sağolsun.

Soruma yanıt buldum. Cuma akşamı binecektik uçağa. Sabiha Gökçen’e doğru yola çıktık. Giriş işlemlerini yaptırmak için Pegasus veznesine gittik, kimliklerimizi ve rezervasyon bilgisini içeren kağıdı veznedeki görevliye verdim. Benden pasaport istedi. Yukarıda hallice malum yaptığım bilgiyi, Gürcistan’a pasaportsuz bir şekilde uçabileceğimizi kendilerine söyledim. “Bize henüz böyle bir bilgi gelmedi, işleminizi yapamıyorum” şeklinde kendince zeki bir yanıt verdi kadın. Malumata dair bilgimi nezaretlerinde güncelledim, ama olmadı. Sonra dedim ki: “Sizin müşteri hizmetleriniz de sizler gibi, hiçbir şey bilmiyorsunuz. Biletim sizin şirketinizde ama istediğim bilgiyi THY’den alıyorum, iyi çalışmıyorsunuz. Bir üstünüz yok mu?.” Kafasını ve gözlerini hemen arkasındaki yetenek avcısı erkeğe çevirerek: “Buradaki en üstümüz bu” dedi. Oradaki en üst olan adam da aynı şeyi, yani uçuşumuzun imkansız olduğunu söyledi. Ben de kendisine bir üstünü aramasını söyledim. O da aradı ve görüşmesi sırasında ağzından çıkardığı ama beyniyle o bilgiye erişemediği şekilde şöyle dedi: “Aa, demek gönderebiliyormuşuz, tamam o zaman.” Her ne kadar anlaşma ile ilgili bildiklerimden emin olsam da ayrı bir rahatlama düzeyine geçtim. Epeyce gerildikten sonra tabi… Kurumsallaşan, birilerinin kendileri için hazırı sunmasını bekleyen iki kişiye gümrük anlaşmasını böyle öğrettik.

Sırada gümrük polisi var. Kendisine kimliklerimizi ve biletlerimizi uzattık. Söylediği şey bambaşkaydı: “Bir yerlerde okumuştum bu yasayı, ama sizin kimlikler olmaz. 2012’den sonra çıkacak kimliklerle geçiş yapabiliyorsunuz” dedi. Olaya başka bir boyut geldi an itibariyle. Kendisine bildiklerimizden emin olduğumuzu söyledik, o da bir üstünü aradı. Pasaportsuz geçişin mümkün olduğunu öğrendi. Ama tabi kendisine böyle bir bilginin gelmediğini de söyledi. Popüler bir deyişle: Kurumsal kimliğini çok iyi yansıttı.

Bir sonraki aşama Duty Free görevlisi tarafından yerine getirildi. Aldıklarımızı kasada öderken bize pasaport sordu. Pasaport yerine kimlik verince de hemen yakınındaki birine danıştı bunu. Şimdi akıma şöyle bir şey geliyor: 11 Aralık’tan bu yana kimse havayolu ile pasaportsuz seyahat etmedi mi? Bunu ilk gerçekleştiren biz miyiz? Bunu ilk biz gerçekleştirmişsek sınır geçişi sırasında herkese anlaşma maddelerini öğretmiş olduk. Hani bizim üstün hizmet ödülümüz? Neden bize görevliler “bize öyle bir bilgi gelmedi” diyor? Neden üzerine oturdukları ve zamanla büyüttükleri yumuşak uzuvlarını bir nebze de olsa kaldırıp bilgiye kendileri gitmediler? Sonuç: Gereksiz sıkıntılar. Olur da tıpkı benim yaptığım Google aramalarının aynısını yapanlar buradaki yazıyı okursa diyeceğim şudur: “Türkiye ile Gürcistan arasında pasaportsuz ve sadece kimliklerinizde tıpkı KKTC’ye gider gibi geçiş yapabiliyorsunuz. 90 gün de Gürcistan’da kalma hakkınız var. Sınır polisinden kimliksiz seyahat edebileceğinize dair bir kağıt alacaksınız, bunu isteyin, unutuyorlar, unuttular da, biz hatırlatınca verdiler.”

Neyse, Tiflis’e indik. Sınır polisine kimliklerimizi verdik. Kimliklerimizdeki fotoğrafı taradılar, bir de bizim fotoğrafımızı çektiler. TC kimlik numarası ile bilgilerimizi girdiler. Sonrası ise çok rahat, kapı açıldı, Gürcistan’a hoşgeldiniz.

Tiflis’te şu ana kadar bu üçüncü sabahımız. İlk iki günde ne yaptığımıza dair bir şeyi aşağıdaki gibi özetleyebilirim. Cemal Şener’in Gürcülerin Tarihi ve İlyas Üstünyer’in Kaf Dağı’nın güney yüzü: Gürcistan adlı kitaplarında şöyle bir şey vardır:

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te kalan Aziz Nesin’e sormuşlar nasıl buldun Tiflis’i diye. O da, “Tiflis benim için süslü, işlemeli, kocaman bir tavan” demiş. Neden böyle dedin şeklinde gelen sorulara da : “Bana habire şerefe deyip kadeh diktirmekten başka bir şey yaptırmadınız ki Tiflis’te. Üstelik boynuzla içiyorsunuz. Boynuzun içindekini biraz içip boynuzu masaya koyma olanağınız yok ki! Bu yüzden de hep tavana baktım. Gürcistan’da tavandan başka yer görmedim.”

İşte ilk üç günün özeti. Konyaklarla, çaçalarla ve şaraplarla geçiyor ömür.

—– * Tiflis, 2 Ocak 2012, 08.15 ——-

 

 

12 Yorum + Yorum ekle

  • Benim için de birkaç dakika tavanı seyredin. Afiyet olsun şimdiden. İyi eğlenceler. Anıl’a selamlar.

    • Geldik abi, biz Türkiye’deyiz şu an. Orada internet mümkün olmayınca bugün ekleyebildim yazıyı.

  • Neden üzerine oturdukları ve zamanla büyüttükleri yumuşak uzuvlarını bir nebze de olsa kaldırıp bilgiye kendileri gitmediler? bu cümle yazının özeti gibi olmuş.

    ne ara yazdın la bu yazıyı. ben tavanları izlerken aradan çıkarıvermişsin.

    Bu arada Aliye benden de selam olsun. Nadloba (gürcüce teşekkürler)

    • Madloba hacı. hatta:
      didi madloba – çok teşekkürler.

    • sen uyurken sabahları bunları yazıyordum.

  • Güzel memleketimden insan manzaraları. Salla başı al maaşı, sıcak, hijyenik, temiz havalimanı ortamı. Her ayın aynı gününde yatan güzel maaş. Şimdi kim gidecekte mevzuata bakacak falan filan. Aslında buradaki gizli bir olay var. O aradıkları üstleri doğrusunu söyleyince onlara çıkışmaları lazım neden bize bildirim yapmıyorsunuz vatandaş madur oluyor diye. Tabi bunun için zihniyet lazım.

  • Aziz Nesin’in olayını okuyunca Gürcistan maceranızın ne denli güzel geçtiğini bir kez daha idrak etmiş oldum, gerçi ‘Bana böyle bir bilgi gelmedi’ ama olsun :))

  • Biz de erkek ardaşımla Google’da aynı aramaları yapıyorduk.Güzel anlatımınızla hem aydınlandık hem de çokça güldük.Çok teşekkürler bilgilendirmeleriniz ve yardımlarınız için.

    • Faydalı olmuşsa ne mutlu. Ayrıca eğer Gürcistan’a gitme planınız varsa İlyas Üstünyer’in “Kaf Dağı’nın güney yüzü: Gürcistan” adlı kitabını öneririm. Kenarda kalan pek çok ayrıntıyı yakalayabilirsiniz.

  • Yıl olmuş 2014 ve bu yazı gerçekten çok faydalı oldu. Demek ki aynı sıkıntıları benim de yaşama ihtimalim var… Çok teşekkürler.

    • yazılanları dıkkatle okudum ustunden yıl gecmiş bende tiflis için gitmeyi dusunuyordum

      mutlu bey giderseniz gidiş güzergahınızı ve böyle olaylarla karsılasıp karşılaşmadıgınızı

      sormak istiyorum…

  • […] Pegasus Havayolları’nın yolcu taşıma cehaleti üzerine bir laf kalabalığı var (Yazı şurada). Yazı altına yapılan yorumlar ve e-posta ile sorulan “nasıl gidilir, sorun çıkar mı?” […]

Yorum yap

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>