• RSS ile takip et

10#10 | Sibirya Berberi – Berber Saymaca

Eyl 17, 2010 by     Henüz yorum yapılmadı    Bu kategorinin altına gönderildi:: sinema

Sibirya Berberi | The Barber of Siberia | Sibirskiy Tsiryulnik

Bu yazıda 5463454324 kez izlediğim Sibirya Berberi adlı filmdeki berberleri saymaya niyetlendim. Bence 10/10 olması gereken filmin IMDB puanı 7.4/10. Hiç şaşırmadım, ne anlarsınız ki siz.

Berberleri saymaya başlamadan önce filmin kısa tanıtımını yapayım. Nikita Mikhalkov’un yönettiği 1998 yapımlı film 2 saat 50 dakika sürüyor. Filmin başrolünde 40 yaşında olmasına rağmen 20’li yaşların başlangıcındaki bir genç olan Andrei Tolstoy‘u başarıyla canlandıran Oleg Menshikov ve Julia Ormond’ın oynadığı Jane Callahan var.

 

Çok pis spoiler alert!

1905 yılında ekranını açan filmde bir kadın West Point’te askerlik görevini yapan bir gence mektup yazmaktadır ve bu mektuba yıllardır sakladığı bir gerçeği eklemiştir. Film boyunca görüntüler yer yer bu mektuba dönmektedir ve olaylar bu mektup çerçevesinde ilerlemektedir. Derken 1885 yılında Moskova’ya giden bir trene döner film. Karlı bir Rusya günü yolcu trenine doluşan askeri okul öğrencileri komutanlarından saklanmak isterler ve kompartmanları teker teker yoklarlar ve bu sırada bir Amerikalı yolcunun kompartmanına saklanırlar. Andrei Tolstoy ve arkadaşlarıdır bunlar. Amerika’dan Rusya’ya Douglas McCracken’in icadı için para koparmak amacıyla devlet yetkilileri ile ilişki kurmakla görevlendirilen Jane ile Andrei’nin karşılaşması aralarındaki yakınlığı başlatır. Aralarındaki konuşmalarda Andrei kendini filmi izleyenlere açık bir şekilde tanıtır (haliyle Jane de Andrei’yi tam olarak tanımış olur) ve ortak müzik zevklerini ortaya çıkarırlar. Kompartmanda Jane ile içtiği viskilerle sarhoş olan Andrei’yi komutanı yakalar ve diğer askerlerin bulunduğu gruba katar.

Tren Moskova’ya gelir. Jane anlaşmasında olduğu gibi McCracken ve onun yardımcısı Kopnowski ile tanışır ve McCracken’in o zaman şartlarındaki müthiş icadı olan ve ödenek yetmezliğinden yapımı yavaşlayan Sibirya Berberi adlı ağaç kesme aygıtını görür. McCracken bu olaylar sırasında Jane’i kendi kızı olarak tanıtır. Jane anlaşmasında olduğu işleri yerine getirmeye başlar. Bu sırada da kompartmanda gördüğü Andrei’nin yanına gitmeyi ihmal etmemektedir, zaten McCracken’in para koparmaya çalıştığı projelerden sorumlu yetkili de o okuldaki General Radlov’dur. Jane, General Radlov’a yakınlaşmaya başlar ve General’i kendine aşık eder. Andrei de Jane’e aşık olmuştur çoktan.
Olaylar ilerler. Askeri okul öğrencilerinin mezuniyetinin ardından General Radlov Jane’e evlenme teklif etmeye gider. İngilizcesi pek iyi olmadığından dolayı da General, Andrei’den yardım ister. Evlenme teklifi sırasında Andrei, General’in kendisine yapmasını söylediklerinin dışına çıkar ve bu evlenme teklifini kendi lehine yorumlar, ve kendi evlenme teklifini gerçekleştirir. Sonrasını yazmaya içim elvermez. Bulunup izlenirse sonrası görülebilir.
Yukarıda ekran alıntısı yaptığım Çar Aleksandır III hakkında konuşmak istiyorum. Filmde Rus Çarı’nı oynayan kişi Nikita Mikhalkov, yani filmin yönetmeni. Mikhalkov’un huyudur ki yönettiği bazı filmlerde kendisine de bir rol çıkarır. Filme gelen en büyük eleştiri, Sibirya Berberi’nin, filmin içerdiği 1885-1905 Rusyası’nı yansıtmadığı yönünde. Filmi tartıştığım, konuştuğum Rus arkadaşlar da bunu belirtiyor. Oysa ki Nikita Mikhalkov birçok yerde 1917 öncesi Çarlık Rusya’ya özlem duyduğunu belirten bir kişidir ve olayları kendi bakış açısından vermek istemiştir. Bunda da başarılı olmuştur bence. Şu bakımdan ilginç bir karşılaştırma yapılabilir. 1917 Devrimi ile gelen birçok yenilik 1917 öncesinin geleneklerini ortadan kaldırmıştır. Filmde Aristokrasi çerçevesinde geçen sanat anlayışı apaçık bir şekilde sunuluyor.
Berberler
Filmin adı: The Barber of Siberia
Filmin adından başlamak en mantıklısı olur. Filmin adında belirtilen berber, filmde geçen ve aynı adı paylaşan icadın, yani ağaç kesme makinasının adı. Bunun dışında filmin kahramanlarının film sonunda buluşamadıkları yer ve ayrıca Andrei Tolstoy’un sürgüne gönderildiği yer. Yavaş yavaş açıyorum bunları da.
1. West Point’teki Mozart sevdalısı çocuk
Filmin başında bir masada mektup yazan kadın bu çocuğu hedef alıyordu. Çocuğun berbervari olaylara girmesi de şöyle;
Bir gün West Point’deki komutan berberin yanına girer ve duvarda bir fotoğraf görür. Bunun bir kadın fotoğrafı olduğunu düşünür. Askerlere bu kadın fotoğrafındakinin kim olduğunu sorar. Mektubun hedefindeki askeri öğrenci de fotoğraftakinin Mozart olduğunu ve onun öldüğünü söyler. Komutan, Mozart’ın West Point’teki bir asker olduğunu düşünür ve bu ölümden kendisinin neden haberdar edilmediği noktasında çılgına döner. Askerlere toplanma emri verir. Askerler toplanır ve komutan olara Mozart’ı tanıyamayacak kadar aptal olmadığını söyler.
Bu toplanma sırasında bir de emir verir. Askerlerin hep birlikte “Boktan Mozart umurumda değil.” şeklinde bağırmalarını ister. Herkes bu emri gerçekleştirir fakat mektubun yazıldığı çocuk bunu yapmaz. Çünkü o bir Mozart sevdalısıdır. Mozart’ın büyük bir besteci olduğunu söyler her seferinde. Komutan da çocuğu cezalandırır. Berberden kalkıp kafasına apar topar taktığı denizci başlığını “Boktan Mozart umurumda değil.” demediği sürece çıkarttırmaz. Çocuk berberden apar topar kalktı demiştim, saçı da şöyle kaldı;
2. Askeri okul öğrencilerinin Moskova’ya gelişlerindeki yürüyüşleri;
Jane Moskova’ya gelir, anlaşma gereği babası olan McCracken ve onun yardımcısı Kopnowski ile tanışır. Tam o sırada askeri okul öğrencilerinin geçişlerini izlerler. Orada askerlerin başında General Radlov’u da görürler. Kopnowski Radlov’dan yana dertlidir. Çünkü Radlow onu aşırı alkol kullandığından dolayı bilimsel araştırmalar komitesinden atmıştır. O sırada Jane, Radlow’u sorar. Kopnowski de aynen şöyle der;
“O sadece başkalarının işini değil, kafalarındaki saçları da çalıyor.”
Geri dönüş yapacağım buraya.
3. Festival alanı: Jane ve General Radlow, Zapoi
Jane sözleşme gereği General Radlow’u kendisine çeker. Bir gün Radlow’un annesini ziyerete giderken şehir merkezindeki festival alanını görürler. Uğrarlar. Jane, General’e neden alkol almadığını sorar. General alkol almak istemediğini belirtir. Jane de cazibesini ön plana çıkarır ve General’i ikna eder.
Konuyla ilgili değil ama bu alkol almadan önce General ilginç bir şey söyler, belirtmek istiyorum. Votka içen ayı gördüklerinde General, Rusya’da hayvanların insan gibi, insanların da hayvan gibi içki içtiklerini söyler. Neyse General filmde çok sarhoş anlamına gelen “zapoi” konumuna gelir ve kendini kaybeder. Böylelikle de ortaya insanlardan sakladığı bir şey çıkar. Kel göründü.
4. Yıl sonu piyesi
Aslında burada filmin en güçlü desteği geliyor konu-içerik-uyarlama ve zaman bakımından. Askeri okuldan mezun olan öğrenciler yıl sonunda Çar’a bir piyes hazırlıyorlar ve bu piyesteki oyun aslında filmin de genel konusu. Yani izleyen bir kişi 1917 öncesi Çarlık Rusyası’nda gerçekleşen bir nevi Sevilla Berberi ya da Figaro’nun Düğünü’ne (Bir delilik günü) tanık oluyorlar. Sevilla Berberi ve Figaro’nun Düğünü birer komik opera ve bu komediyi dramatikleştiren de Nikita Mikhalkov. Filmi iki bölüm halinde düşündüğümüzde askeri okul mezuniyetine kadar olan bölüm birinci, mezuniyetten sonraki bölüm de ikinci bölüm oluyor. İlk bölümdeki olaylar Sevilla Berberi ile, ikinci bölümdeki olaylar da Figaro’nun Düğünü ile iç içe bulunuyor. Figaro’nun Düğünü operasındaki konuların Sevilla Berberi’ndeki konulardan sonra geçmesi de izleyiciye açık işaretler sunuyor. Üstelik Figaro’nun Düğünü’ndeki Figaro karakterini oynayanın Andrei olduğu düşünüldüğünde filmin sonlarında bir yerlerde Andrei’nin başına (kafasına yani) bir şeylerin geleceği işaretlenmiş. Bir de şu var, Sevilla Berberi’ndeki Figaro’nun oyundaki mesleği berber. Bir işaret de buraya koymak gerekir.
5. Andrei Hapiste
Mikhalkov’un verdiği işaretlerden de izlenebileceği gibi Andrei’nin başına bir iş gelir ve berber koltuğuna oturur. O yıllardaki mahkumların (şimdi de öyle midir bilemiyorum) saçlarının kesildiği gibi hapiste saçları kesilir.
Burada da bir benzerlik var. Fişmin başında Mozart uğruna berberden apar topar kalkan ve saçları bu şekilde kesilmiş kalan bir çocuk vardı. Burada da Mikhalkov bir işaret veriyor izleyiciye. Filmin sonunda da bunu açıyor.
6. Gerçek Sibirya Berberi
Bu berber de Douglas McCracken’in icadı olan o zamanlarda ihtiyaç duyulan bir alet. İşlevi de Sibirya ormanlarını delerek Rusya’nın doğusuna dek dümdüz bir yol yapmak. Jane’nin Rusya’ya geliş sebebi ayrıca. Aslında hepsinin saçını kazıyan kişi.
7. Berber Tolstoy
Andrei hapse düştükten sonra Jane, Amerika’ya geri döner. Bir süre sonra da McCracken ile evlenerek (anlaşmalı) Rusya’ya tekrar gider. Andrei’nin Sibirya’ya sürgüne gönderildiği yeri bulmuştur ve biten Sibirya Berberi’nin (icat) denemelerinin Andrei’nin yaşadığı yerin yakınlarında yapılmasını sağlamıştır. McCracken ve Rus yetkililer Sibirya Berberi’nin deneme atışlarını gerçekleştirirken Jane o bölgeden kaçar ve adresini öğrendiği Andrei’nin yanına gider. Fakat onu bulamaz. Evinin önüne geldiğinde şu tabela ile karşılaşır;
Sevilla Berberi’nden işaret verilen Berber Figaro, Andrei’nin hayatına yansıtılarak filmin sonunda sürgünde bulunan Andrei de berber olmuştur.
Saydım gitti berberleri. Filmdeki iki sahneyi vermek istiyorum şimdi de (Filmin sonunu hala söylemedim, söylemeyeceğim de). Bunlardan biri Andrei kürek mahkumluğu için Moskova’dan gönderilirken Yüzbaşı Mokin’in kendisine selam durması.
Müthiş bir sahneydi. Zaten Yüzbaşı Mokin eli ayağı düzgün duran ender kişilerdendi filmdeki. Öğrencileri korumak ve uyarmakla kalmamış, yıl sonu piyesinde onlarla birlikte görev almıştı. Diğer sahne de birkaç dakika sonra gerçekleşen mahkumların trene bindirildiği anda gerçekleşiyor. Andrei’yi trende bulamayan arkadaşları hep birlikte askeri bir marş okumaya başlıyorlar ve Andrei kendini hala onlar gibi hissettiği için içeriden bu marşa destek veriyor, arkadaşları da onun bulunduğu kompartmana doğru koşmaya başlıyorlar.
Bir de West Point’teki komutan var boktan Mozart umurumda değil diyen kişi. O da şöyle bir şey söylüyor filmin sonlarına doğru;
Filmi izleyip de yarım bırakan, çok uzun be bu diyerek yarım bırakan, ee ben bu olayları tahmin ediyorum diyip kendini başarılı bulup yarım bırakan birçok arkadaşımı gördüm. Filmi benimle birlikte sonuna kadar izleyenleri de gördüm. İnternette az bir baksanız filmin üzerine çok yüklenildiğini ve bir o kadar da seveninin olduğunu görürsünüz. Gerçeği yansıtmadığı da sevmeyenlerin en basit nedenlerinden. Ee şimdi Nikita Mikhalkov her yerde 1917 öncesi Rusya’ya özlem duyduğunu belirtiyor. Bu dönemdeki aristokrasiyi anlatmak istediğini söylemiş bu adam her seferinde. Elinde de aristokrasi çevresinde geçen iki tane komik opera var; Sevilla Berberi ve Figaro’nun Düğünü. Bunlara da biraz dram katıyor ve izleyicilere sunuyor. Üstelik Çarlık Rusyası’nı anlatıyor. Beğenmeyenin alnını karışlarım. 10 üzerinden 10. IMDB halt etmiş.

Yorum yap

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>