• RSS ile takip et

“Tiki” konuşmalarının akıcı dünyası

Nis 20, 2012 by     1 Yorum    Bu kategorinin altına gönderildi:: dilbilim, Genel

Tamam, dilbilimsel açıdan “tiki konuşmalarına dair dilbilimsel bir betimleme” şeklinde bir başlık atılabilirdi bu yazıya fakat atmadım. Dilerseniz siz bu başlığı atabilirsiniz.

Geçen yılın bahar döneminde Dünya Dilleri dersini verdim ve bu yılın yine bahar döneminde aynı dersi veriyorum. Yazıyı yazmamın amacı Dünya Dilleri dersi içeriğinde ilk kez geçen yıl gördüğüm ve “sözcük sonundaki sessizlerin titremsizleştirilmesi” olarak çevirebileceğim “word final liquid devoicing” kavramına dair küçük bir derleme yapmak ve aynı küçüklükte inceleme vermek. Giriş aşamasında belirtmeliyim ki titremsizleştirmekten kastım bir sesin yükseklik değerini sesletimde düşürmektir.

Bu yüzden aşağıdaki derlemeyi ve küçük incelemeyi sunmadan önce işin toplumsal betimlemesine girmek doğru olur. “Tiki” kavramını Türkiye’de aşağıdaki şekilde önerebileceğim gibi evrensel boyuttaki adlandırması “teen pop” olarak verilebilir:

Yüksek derecede estetik kaygılı ve marka meraklısı belli bir grup insanı, marka meraklısı ve estetik kaygılı olmayan diğer insanlardan ayırmak için türetilmiş sözcük. Ben tiki gördüm. A anne tikiye bak. Bu marka tiki markası.” KAYNAK 

Normal kolayı ısmarlarken “regular kola istiyorum” diyenlere denir.” KAYNAK

Toplum içerisinde kendilerini gözlerimizle görmediğimiz durumda, tabi o an farklı bir yöne bakıyorsak, konuşmalarından, yani sesletimlerinden tanıyabileceğimiz kişilerdir. 

Evet, tikiler gerek sesletimde, gerek de telefonlarımızın mesajlaşma alanlarında kendilerine yer edinmişlerdir. Telefonumuza gelen mesajda: “Cnm bn bgün glemiycm, yrn grüşelm mi?” diyeni de görürsünüz, sözcük sonundaki sessizleri titremsizleştirenleri de. Her iki türlüsü de dilbilimsel açıdan betimlemeye çalışacağım gruba girmekte, o halde odak noktamız kendileri. Ayrıca belirtmeliyim ki tikiler sadece sözcük sonundaki sessizleri titremsizleştirmezler, ortasındaki ve hatta başındaki sessizleri de titremsizleştirebilirler, buna dair betimleme de aşağıda verdiğim grafiklerde var. Zaten sözcük sonundaki sessizleri titremsizleştirmiş olsalar Comrie (2003/2004) ve Kornfilt (1987/2009) çalışmalarındaki betimlemelere göre sadece genellikle İstanbul Ağzı kullanan bireylerde görülebilecek bir durum halinde olurdu açıklamaya çalıştığım.

Sözcük sonundaki sessizlerin titremsizleştirilmesi kavramına gelirsek, bu kavramı Kornfilt (1987/2009), genellikle “r” sesi olmak üzere sözcük sonunda bulunan ve ağızdan çıkan havanın ön bölümde engellenmesiyle çıkarılan seslerin (f,t,k .vs gibi) olduğundan daha titremsiz bir şekilde çıkarılması olarak ve bunu da genellikle İstanbul Ağzı kullanan eğitimli bireylerin gerçekleştirdiği şeklinde betimliyor. Comrie (2003/2004) ise bu durumu kö[R] ve çö[L] sözcüklerindeki “r” ve “l” seslerinin öntanımlı durumlarından daha titremsiz şekilde çıkarılması olarak betimlemiş. Aşağıdaki örnekler ise Kornfilt’e (1987/2009) ait:

Kornfilt, yukarıdaki örneklerin ardından “sözcük sonundaki sessizlerin titremsizleştirilmesi” kavramındaki titremsizleştirme eyleminin ağızda, ön alanda engellenen hava ile çıkarılan sesler olarak betimleyebileceğim “oral stop devoicing” kavramından farklı olduğunu söylüyor. Yani daha açık bir şekilde belirtmek gerekirse Kornfilt, sözcük sonundaki sessizlerin titremsizleştirilmesi ile sözcüğün ortasında bulunan ve engelli olarak çıkarılan sesler arasında farklılık olduğunu belirtiyor. Fakat burada tartışmaya açılması gereken bir durum var ki o da toplumda “tiki” olarak tanımladığımız kişilerin bu sesletimleri, sözcük sonu ya da ortası gibi herhangi bir konum içermiyor. Bu bakıma tikilerin çıkardığı sesleri tam olarak betimleyecek olursak şu satırdan sonra, yazının başındaki “sözcük sonundaki sessizlerin titremsizleştirilmesi” kavramını artık “ağızda engelli olarak çıkarılan seslerin titremsizleştirilmesi” olarak verebiliriz. Tabi bu yazı bağlamında.

Aşağıda verdiğim ses incelemesi “kar yağıyor” tümcesine dair “titremsizleştirme” örneği içermekte. İlk sözcüğün sonundaki “r”, ikinci sözcüğün ortasındaki (tam olarak ağızda engellenen ses olmamakla birlikte) “y” ve sonraki “r” seslerine bakalım.

Grafik 1: “Kar yağıyor” tümcesinin öntanımlı sesletimi.

Grafik 2: “Kar yağıyor” tümcesinin “tiki” sesletimi.

G1’deki sesletim İstanbul Ağzı ile yapılan öntanımlı “kar yağıyor” tümcesine ait. G2’deki sesletim ise bunun “tiki” sürümü. Birinci ve ikinci grafikte “H*” olarak gösterilen ses yüksekliğinin en üst seviyeye çıktığı alanlara ve bunun hangi sözcük sınırı içerisinde gerçekleştiğine bakarsak sessizlerin titremsizleştirilmesine dair izleri rahatlıkla görebiliriz. Yani ikinci sözcük üzerindeki yeşil çizgiye baktığımızda, sözcük ortasındaki “y” ve sonundaki “r” sesinin tiremsizleştirilerek eş düzeye çekildiğini görebiliriz.

Sokakta fiziksel sunumlarını gördüğüm sırada güldüğüm, otobüste seslerini duyduğum anlarda ürperdiğim tikilere dair dilbilim sınırları içerisinde söyleyebileceklerim bu kadar. Sanırım bu derleme/betimleme tikiler üzerinde dilbilim açısından getirilebilecek ilk ve son çalışmacık. Gelecekte pişmanlık duymayacağım bir işe kalkışmış olmayı umuyorum.

—————————–

Kaynakça:

Kornfilt, J. (1987/2009). Turkish and the Turkic Languages. In B. Comrie (Ed.) The World’s Major Languages. NY: Routledge. pp. 23-49.

Comrie, B. (2003/2004). Turkish. In W.J. Frawley (Ed.) International Encyclopedia of Linguistics. Oxford: Oxford University Press. pp. 301-307.

1 Yorum + Yorum ekle

Yant ver tiki dili | Sinerji

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>