• RSS ile takip et

Vekilim Facebook albümünde fotoğraf paylaşmış, haberimiz yok

Mar 22, 2013 by     Henüz yorum yapılmadı    Bu kategorinin altına gönderildi:: dilbilim, Genel, internet

Dilbilimci, ya da daha belirgin bir şekilde sözlükbilimci Ben Zimmer’ın (bağlantı) dilbilimciler, psikologlar ve sosyologlar için gerçek zamanlı veri kaynağı oluşturan Twitter için Twitter Bilimi (Twitterology) kavramını önermesinin üzerinden pek fazla bir süre geçmedi. Sosyal medya kavramının tam anlamıyla yerleşmesinin temelinde bulunan Twitter için “olay yerinden bildiriyorum” art anlamı ne kadar mümkünse [1], Zimmer’ın belirttiği ilgili alanlarda Twitter üzerinde çalışmalar yapmak da bir o kadar mümkün.

Kaddafi’nin yakalanıp öldürülmesinin ardından Libya’dan gönderilen tivitler üzerinde coğrafi etiketleme ile oluşturulan derlemde gözlenen “iyi”, “muhteşem”, “Allah”, “feda” ve “müjde” gibi sözcükler üzerinden yapılan bir nevi Libya nabız yoklamasından tutun da (bağlantı) çalışma saatlerimizin başında kullandığımız sözcüklerin olumlu yüklerden olumsuz yüklere kadar uzanan dizisi bağlamındaki bulgulara kadar (bağlantı)… Bu ve bunlar gibi bir yığın çalışmanın arasına gökten düşmüşcesine olacak ama konu üzerinde Chomsky’nin şu görüşlerini ve şuradaki ilgili farklı bir görüşü vermek gerekecek (Tamam, uzatmadan, Chomsky’nin ilk gittiği beyzbol maçında Joe DiMaggio sahadaymış, müthiş).

Neyse, konuya yavaş yavaş girmeli. Yukarıdaki iki çalışma Twitter Bilimi üzerinde verilen giriş çalışmaları olarak akıllarda kaldı. Twitter’ı veri kaynağı olarak alan ve dilbilim yönünden olaya eğilen bir dizi çalışma önümüzdeki Nisan’da Lancaster Üniversitesi’ndeki Twitter ve Mikrobloglar: Politik, profesyonel ve kişisel uygulamalar (bağlantı) adlı konferansta sunulacak. Tür Çözümlemesi dersinde yazdığım makaleyi biraz değiştirerek hazırladığım çalışmanın da yer aldığı konferanstaki çalışma özetlerine şuradaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Doktora tezi için düşündüğüm çalışma konusundan çok farklı bir alan olmasına rağmen doktora derslerinde kuramsal altyapısını iyi bir şekilde aldığımı düşündüğüm bir çalışma bu. Bu yazıda bulgularımdan bahsetmekten öte, çalışma konusuna dair bir şeyler söylemek istiyorum.

Türkiye’de Twitter üzerine yazılan kaynaklara baktığımızda çoğunluğunun (ya da erişebildiğim kadarıyla hepsinin) iletişim fakülteleri kaynaklı olduğu ortada. Düşünelim, elimizde bir virüs var, bu virüs daha fazla yayılım ortamı arıyor, kanallar, araçlar, taşıyıcılar buluyor ve yayılıyor. Yani Twitter’da yazacağınız bir gönderi sizin ne kadar takipçiniz olduğuna, bunun ne kadar tekrar gönderi durumuna geçeceğine (RT) bağlı. İşte bu virüsün olay yerinden gazetecilik ve iletişim dinamizmi bağlamında betimlenen tarafları üzerine yapılan çalışmalar büyük bölümü oluşturuyor.

Twitter, dilbilim boyutunda elbette çok farklı şekillerde çalışılabilir bir veri kaynağı. Benim yaklaşımım ise Swales’ın (1990) [2] Tür Çözümlemesi bağlamında varolan iletişimsel amaç kavramı ile başladı (Tür: Bir dizi iletişimsel durumları içeren, türün kullanıcıları tarafından kuralların iyi bir şekilde bilindiği ve mantıksal yapının tür konuşucuları tarafından rahatlıkla algılandığı akış) . Daha sonra İnternetin 90’ların başında sıçrama yapmasıyla ortaya çıkan dijital türler (Yates ve Orlikowski, 1992) [3] kavramının altına yerleşti. Yani elimizde belirli bir iletişimsel amaca sahip olan bir tür var ve bu eşdeğerinde bulunan Facebook, Google+ ve MySpace gibi dijital bir tür. Yazılı türlerden tek farkı daha dinamik, haliyle iletişimsel amacındaki değişime daha açık olması. 140 karakteriniz var tabi. Şimdi bunları terimler doğrultusunda açıklayıp bir sonraki aşamaya geçmek için şunları söyleyebilirim. Belirgin bir tür bir dizi koloni altında sıralanır. Yukarıda belirttiğim dijital türler kolonisinin altına İnternet siteleri, e-postalar, bloglar, mikrobloglar ve anında mesajlaşma ortamları bu koloniye ait türleri oluşturuyor (Westman and Freund, 2010) [4]. Dijital türler kolonisinin altındaki mikrobloglar kolonisine baktığımızda karşımıza Twitter, Facebook, MySpace, Linked-in gibi kabaca “sosyal medya” olarak betimlediğimiz ortamlar çıkıyor ve bunlar da mikroblogların alt-türlerini oluşturuyor. Yani en genelden baktığımızda İnternet sitesi ya da mikroblog, ne olursa olsun, dijital türler kolonisi genel bir iletişimsel amaca, mikrobloglar ise tür kolonisinden gelen iletişimsel amaç doğrultusunda varolan daha belirgin bir iletişimsel amaca sahip. İletişimsel amaç kavramı bu kadar baskın bir şekilde geçmişken Twitter bağlamında varolan iletişimsel amaç aslında Twitter kullanıcısı olan bizlerin çok yakından bildiği bir soru: “Neler oluyor?”

Twitter’ı bir tür olarak aldığımızda, Twitter kullanıcılarının gönderilerinin temel olarak beş ana iletişimsel amaca sahip olduğunu belirtmek gerekiyor [4].  Yani “Twitter’da neler yapıyorsun?” sorusunu yanıtlamakla başlıyor iş: (i) kişisel gönderiler, (ii) yöneltilmiş gönderiler (mention “@” da diyebiliriz), (iii) gerçek zamanlı fotoğraf ve video gönderileri, (iv) reklamlar ve (v) bilgi istemleri.

Twitter’dan başlayıp tür kavramına, oradan da Twitter’ın beş alt türüne geldik. Bu bağlamda çalışmada incelediğim türün bağlamı meclisteki milletvekillerinin göndermiş olduğu (i) kişisel gönderiler. Tür Kuramı’na daha eleştirel bir bakış açısı getirmek için de “iletişimsel amaç” kavramına Fairclough’un (1992) [5] “sosyal aktivite” kavramını yerleştirdim ve parlamenter söylem çözümlemesi bağlamında “biz” birinci çoğul kişi adıllarının “bilgi gönderim alanını” [6] betimledim. Tüm bunların Twitter ve tür kavramlarının hazırlık aşaması olarak yazıldığını düşünürsek, bulgulardan bağımsız olarak milletvekillerinin Twitter kullanımları ile ilgili kişisel gözlemlerime geçebilirim.

Kasım 2012’de Twitter kullanan 320 MV tarafından gönderilen tivitleri TwitterAPI ile 1-30 Kasım 2012 tarihleri arasında 24 saatin 12’sinde saatte 350 tivit çekerek oluşturduğum derlemdeki veriler gözlemlerimin tek kaynağıdır demek yanlış olur. Haliyle gelişigüzel bir şekilde 5-6 saatlik sinsi bakışla bu yargılara ulaşmak mümkün. Gözlemlerime giriş olarak şöyle bir basit betimleme vereyim:

milletvekili-twitter-kullanım

Yukarıdaki sayısal betimlemelerle (Parti – sandalye – sayı – yüzde – parti içi yüzde) partilerin gündemlerini karşılaştırdığımızda yorumlamaya hayli açık bir durum ortaya çıkıyor. Tabi şunu da belirtmek gerekli, MV’lerin Twitter eklentileri tarafından yönetilen hesapları (anında gazete-haber bağlantı paylaşımı ve “Facebook’ta fotoğraf paylaştım” gönderileri) ve aktif olmayan kullanıcıları hesaba kattığımızda tivitleri derleme dahil edilen 278 MV üzerinde bu yorumlamalara vardığımı söylemek mümkün.

Parti gündemlerinin yakınlığı alsında meclis alanında gerçekleşen zıtlık temaslarıyla doğru orantılı olarak gerçekleşiyor. Yani iktidardaki AKP ile ana muhalefet CHP’nin Twitter üzerindeki gündemleri oldukça benzer. Her iki parti MVleri de 10 Kasım, 24 Kasım, 10 Kasım askeri helikopter kazası ve 13 ilin büyükşehir olmasına ilişkin yasa gibi en üstte yer alan dört gündemi ortak olarak tivitlere taşımışlar. CHP’nin AKP’den farklı olan tek gündemi Suriye tarafından esir alınan gazeteci Cüneyt Ünal’ın Türkiye’ye getirilmesi. Tabi bu da CHPli MVlerin olay içinde daha aktif olmaları dolayısıyla gündemin üst sıralarına çıkan bir durumu oluşturmuş.

Benzer bir şekilde MHP’nin Kasım 2012 boyunca gözlenebilir Twitter gündemine baktığımızda CHP’ye daha yakın bir gündem sergilediği söylenebilir. MHP ve AKP arasındaki tek ortak nokta ise partilerin “önde gelen” figürleri olarak kabul ettikler siyasetçiler ve yazarların ölüm yıldönümleri. BDPli MVlerin Twitter gündemlerine baktığımızda ise AKP, CHP ve MHP ile ortak bir noktada birleşilmediği söylenebilir. Bu durumun aslında 10 Kasım ve 24 Kasım gibi “gün” temelli bağlamların etkisinden kaynaklandığı gibi bir görüşün öne sürülmesine neden olabilir fakat bu temel iki değişkeni 1 Ocak gönderileri ile karşılaştırdığımızda aynı sonucun ortaya çıktığını söyleyebilirim. Yani BDP’nin gündeminde varolmayan 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümünü ve 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü 1 Ocak Yılbaşı gibi evrensel bir yıldönümü ile karşılaştıralım, sonuç aynı. Bunun daha belirgin nedenini açıklamak çalışmanın bulgularındaki “ulu önderimiz“, “cumhuriyetimiz“, “öğretmenimiz” gibi birinci çoğul kişi adılına dair betimlemelerle gerçekleşebilir ki o betimlemeleri de şu anda vermek henüz sunulmamış bir çalışma için mümkün değil.

Bir diğer gözlem ise tümcelerdeki kılıcı (eylemi gerçekleştiren) kullanımları ile ilgili. Partilerin meclisteki sandalye sayısı azaldıkça tümce içindeki kılıcı kullanımı artıyor. Yani AKPli MVlerin tivitlerinde kılıcıyı açık bir şekilde vermemeleri ve bununla birlikte yüklemcil ögeye “biz” adılını eklemeleri BDP’ye doğru giden çizgide kendini kılıcısı olan tümcelere ve “ben” ile biten eylemlere bırakıyor. Buna ilişkin bir ekleme yapayım. Mecliste bulunan ve muhalefet MVlerinin tivitlerde soru yapıları içerme oranları parti içi kriteri üzerinden bakıldığında sandalye sayısı en fazla olandan en az olana gittikçe azalıyor. Yani CHPli MVler daha fazla soru soruyor.

Akılda kalan gözlemlerim bu kadar. Tabi şunu da belirtmek gerekiyor, şu anki meclis öncekilerle karşılaştırıldığında eğitim seviyesi en yüksek olan dönem olarak biliniyor (%93,2 üniversite mezunu). İşin pratikliğinden mi yoksa biraz bilinçsizlikten mi bilemiyorum ama “gelicem”, “görücez”, “qwertyuDA” gibi yazım yanlışları yapan MVlerin sayısı oldukça fazla.


[1] Irak, D. ve Yazıcıoğlu, O. (2012). Türkiye ve Sosyal Medya. İstanbul: Okuyan Us.

[2] Swales, J. M. (1990).Genre Analysis  English in Academic and Research Settings.Cambridge: Cambridge University Press.

[3] Yates, J., Orlikowski, W. J. (1992). Genres of organizational communication: A structurational approach to studying communication and media. Academy of Management ReviewVol. 17 No. 2. pp. 299-326.

[4]  Westman, S., Freund, L. (2010). Information interaction in 140 characters: Genres on Twitter. In Proceedings of the 3rd symposium on Information interaction in context. New Brunswick, USA. pp: 323-328.

[5] Fairclough, N. (1992). Discourse and Social Change. Cambridge: Polity Press.

[6]  Kamio, A. (1994). The theory of territory of information. The case of Japanese. Journal of Pragmatic 21. pp.67-100.

Yorum yap

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>